TOPLUMSAL BELLEK

Yaratıcı Drama ile İleri Satış Teknikleri
6 Ocak 2015
SATIŞIN ALTIN KURALLARI
8 Şubat 2015

Bu çalışmada Toplumsal Belleğin Sokak ve cadde isimlerinde kullanılarak nasıl bir hatırlatma, hatırlama sürecinde yer aldığı incelenmektedir. Bellek kavramına disiplinler arası bir ilgi olarak bakmak gerekir. İnsan belleği birçok şeyi kalıcı hafızasına kaydeder ve belirli tetikleyiciler sayesinde o durum, olayı hatırlar. Yaşanılan olayların bıraktıkları izler ve kodlar hatırlanma esnasında o an neler hissedildiyse o şekilde ortaya çıkar. Toplumlarında bellekleri vardır ve birçok olay yaşanır, kaydedilir, hatırlanır ya da unutulur, unutturulur. Toplumsal bellek bu noktada kültürel olarak insanların tarih boyunca yaşadıkları sevindirici ve üzücü tüm olayları kaydeder ve belirli anlarda, belirli tetikleyiciler ile hatırlanır ya da unutturulur. Bu noktada önemli insanların isimlerinin toplum hafızasında kodlanmış bir takım toplumsal olaylara konu olmuş halleri mevcuttur. Bu isimler yaşatılmak istendiğinde karşımıza bazen bir anıt, bazen bir sokak ismi, bazen de bir okul, bina v.b. şekilde tekrar çıkar. Ancak unutturulması isteniyorsa silinmeye, belirli olayların tekrar tetiklenmesini önlemek amacıyla gizlenmeye de çalışıldığı bilinmektedir.

Kent, sözün, diyalogun ve farklılıkların alanıdır. Bu anlamda, kusursuz bir uyum alanı değil, aksine bir çatışma alanıdır. Farklı düşünenlerin, farklı edimlerin ve kimliklerin bir arada olduğu bir zenginlikler alanıdır. Kürşat Bumin’e göre de (Bumin, 1990; 50) gerçek kenti var eden ve ayırt eden en temel nitelikler bunlardır. Öte yandan kent, “ birbiriyle çakıştırıldığında ya da birbirine en iyi şekilde görülen işlevlerin kaçınılmaz bir toplanma yeri olur: toplantıların, buluşmaların, karşılaşmaların, tıpkı kişilerarası ilişkilerde olduğu gibi, birbirine eklendiği, şimdi kentin çevresine yayılmış kişisel olmayan geniş ağı insani boyutlara indiren bir yer”dir (Mumford 1996; 169). 1 Kentlerin en aktif yaşayan mekanları sokak ve caddeleri, kültür evleri gibi önemli alanlarında hem ayırt edilmesi hem de ismi verilen kişinin manevi şahsiyetine verilen değerin vurgulanması için mahalle, sokak, cadde isimlendirmelerinde önemli kişilerin adlarına sıklıkla rastlamak mümkündür.

Bu çalışmada Necip Fazıl Kısakürek, Uğur Mumcu ve Hrant Dink gibi yakın zamanın topluma mal olmuş önemli isimlerinin isimlerinin sokak ve caddelere verilmesi ya da verilmemesi, niçin verilmediğinin gerekçeleri anlatılmaya çalışılmıştır. Çalışmada zaten bilinen ancak daha da dikkatle incelendiğinde görülen mahalle ve cadde isimlerinin verilişinde o bölge halkının yaşayış şekline uyumlu, genelde de söz sahibi iktidar otoritenin siyasi görüşüne yakın olan isimlerin verildiği ya da bu görüş ve duruşlara uzak olan isimlerin ise verilmediği hatta tüm çabalara rağmen ret edilerek kabul edilmediği görülmüştür.


 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir