Satışta Diksiyon Ne Kadar Önemli ? Artikülasyon Ne Demektir ?

Satış Hikayeleri 1 (Satış İçten gelen bir dürtüdür)
2 Nisan 2017
Türk Usulü İkna
2 Nisan 2017

Satışta Diksiyon Ne Kadar Önemli ? Artikülasyon Ne Demektir ?

satış ve diksiyon-ümit unker

Satış insanlık var olduğundan bu yana her geçen gün önemi artan ve üzerinde çok fazla teknikler geliştirilen ve insanla ilgili olan sosyal bir bilimdir. Birebir insanla ilgili olduğu için psikolojik noktada, beden dili noktasında, konuşma – söz söyleme sanatı noktasında, görsellik noktasında ve ikna sanatları noktasında tüm grupları bünyesinde barındıran dünyanın en etkili ve özel bir daldır.

Bu nedenle sadece dış görünüşünüzün iyi olması yeterli değildir satışta, müşterinin ve/veya karşı tarafın psikolojisini anlamanızda %100 başarı sağlamaz size, yukarıda saydığım özelliklerin tamamının bir bütün olarak ve tam olarak yapmanız gerekir, bunu yaparsanız siz tam anlamıyla iyi bir satışcısınız demektir ve satamayacağınız hiç bir şey olmaz.

Diksiyon ve artikülasyon bu noktada son derece önemlidir. İletişimin doğru kurulması, iyi bir diksiyon karşı tarafı etkilemede ve etkili sunum yapmakta kilit noktadır. Düşünsenize son derece hoş görünen birinin konuşmasının çok kötü olduğunu. Ne anlatırsa anlatsın, sizi ne kadar etkileyebilir ? Bu nedenle aşağıda temel ve kısa şekilde diksiyon ve artikülasyon nedir? ve en etkili alıştırmalar hangileridir konularına değindim.

Düzgün diksiyona sahip bir kişi,

– Kendisini kolayca dinleterek, iş ve sosyal hayatında farkındalık yaratır.
– Açık ve net ifadeleri ile inandırıcılığını ve ikna gücünü arttırır.
– Gelişen iletişim becerileri ile özgüven kazanır.
– Duygu ve düşüncelerini anlatmakta zorluk yaşamaz.
– Topluluk önünde konuşurken, heyecanını kolayca kontrol altına alır.
– Diğerlerinin gözünde pozitif ve güçlü bir imaj bırakır.

Diksiyon : Güzel ve etkili konuşma sanatıdır. Diksiyon da (söyleniş-telaffuz-pronounciation) seslerin doğru çıkarılması son derece önemlidir. Fonetik bilgisi seslerin çıkarılışını inceler. Diksiyon ise buna ek olarak daha geniş bir kapsamda, ses organlarının doğru sesleri çıkarabilecek şekilde eğitilmeleri üzerinde odaklanır.

Kalın A

Dil doğal duruşunu değiştirerek ortaya doğru biraz yükselir, dudaklar hareketsiz, yanaklar gevşek ve çeneler açık. aaa aaaa aaaa

Elâlem ala dana aldı ala danalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık. Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini. Ağlarsa anam ağlar, kalanı yalan ağlar.

İnce A

(Kalın a) ya oranla daha ileriden söylenen bir ünlüdür. Dilimize geçen yabancı kelimelerden gelmiştir. Bu kelimelerin başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: lâla, lâstik, hâl. hâlbuki, lâf, lâkırdı, lâle, lâl, kâse, lâle, lânet, lâzım, kâzım, kâtip gibi.

Lâla lâtif lâleli lâmbasını lâcivert lâke lâvabodan nâzik, nâdide şefkâte verdi.

Uzun A

Nâne, nâdir, nâme, câhil, câhit, seyahât, sâdık, sâbit, kâtil, nâzik târih, mâvi, hâttâ, hârf, dikkât, şefkât, kabahât, sıhhât, nâmus, nâne, nâsihat,

E

Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (e) vardır. Bunlardan biri (açık e) diğeri de (kapalı e) dir. eee eeee eeee

Açık E

(Açık e) Çeneler (a) ünlüsünde olduğu gibi, dil ileri doğru yükselir. Kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur.

Eş, sen, sene- Edebi edepsizden öğren: Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver: Evlinin bir evi, evsizin bin evi var. – Bir elin nesi var, iki elin sesi var. – Sen dede ben dede bu atı kim tımar ede.

Kapalı E

(Kapalı e) dudak kenarları kulaklara doğru biraz yaklaşıp çeneler hafifçe sıkılır.

Gece penceredeki benekli tekir kedi tenceresindeki eti yedi.

Artikülasyon yani boğumlama sözcüklerin ağızdan doğru zamanda, doğru şekilde çıkartılmasıdır. Ünlü ve ünsüz sesleri tam bir belirginlikte seslendirebilenler doğru şekilde boğumlanma yaparlar. Boğumlanma yeteneğimizin gelişmesi için ses organlarımızın zorlandığı tekerlemeleri bol bol seslendirmemiz sorumuzu çözmemize yardımcı olacaktır. Artikülasyon bozukluğunun giderilmesi için yapılacak çalışmaların başında gelen tekerlemeler farklı harflerin vurgulanması modeliyle oluşturulmuştur, kelime gurupları sürekli tekrar eder ki bu yöntemle artikülasyon bozukluğu olan noktaların düzeltilmesi sağlanır.

Ünlü harf üzerine yapılabilecek etkili bir tekerleme çalışması;

(a) :Abana´dan Adana´ya abarta abarta apar topar ahlatla ağdalı avuntucu ahmak Ahmet´in avandanlıklarını aparanlardan Acar Abdullah ile akıllı Abdi akşam akşam bize geldi.

(e) : Eğer Eleşkirtli eleştirmen Eşref ile Edremitli Bedri´yi Eğe´nin en iyi eğercisi biliyorlarsa, ben de Ermenekli Erdem Ergene´nin en iyi elektrikcisidir derim.

(ö) :Özbezön´ün özbeöz Ödemişli öngörülü öğretmeni Özgüraslan ile Özgüluslan özellikle özerk ön öğretimde öylesine özverili, övünç verici ve övgüye değer kişiler ki, hani tüm öğretim örgütleri içinde en özgün örnek onlardır diyebilirim.

(ü) : Ürdünlü ûnlü üfürûkçü Üryani, Ünye, Üsküdar, Ürgüp üzerinden ûlküdeşlerine üstüpü, üstübeç, üvez, üzûm, üzengitaşı ve üzünç götürürken, Üveyik´ten ürûyerek, ûvendirelerini sürüyerek yürüyen ûçkağıtçı ütücülerin ürkûntü ûreten ünü batasıca ünlemleriyle ürküverdi.

ÜNSÜZLER

(k) : Kadim Konya’nın karaman kazasının kara kadılar köyünde, kara kuru kırık kavağın köşesinde, kaynanam karları kürekle kürerken kaydı karların köşesinde kıç üstü kala kaldı.

(m) : Marmara´daki Karmarisli mermerciler mermerciliği meslek edinmişler, ama Mamak´taki mamacılar manyetizmacılıkla marmelâtçılığı meslek edinememişler.

(p) : Pohpohçu pinti Profesör pofur pofur pofurdayarak hınçla tunç çanak içinde punç içip pûlverizatör prospektüsünû papazbalığı biblosunun berisindeki papatpa buketinin bu yanına bıraktıktan sonra pâlas pandıras Pülümürle Pötürgeden getirdiği pörsük pötikare pöstekiyi Paluluların Pıtırcık pazarında partenogenes pasaparolası ile pertavsız pervasız pervaz peysajını ve peronospora pestenkerani pestilini posbıyıklı pisboğaz pedegoga Pınarbaşında beş etti.

(k-o-ö) : Koca kokoz kokainman kokorozlana kokorozlana Kazablankalı kozmonota kök, kok, köken, kokot, kök sökmek, kokoreç, kökmantar, köknar, köçekçe, körkandil, krematoryum, kösnüklük ne demek diye sormuş.

(d-l-t-r-k) : Şu karşıda bir dal, dalda bir kartal; dal sarkar, kartal kalkar; kartal kalkar, dal sarkar. Dal kalkar, kartal sarkar, kantar tartar. Şu karşıdaki kara kuru kavak, karardın mı ey kara kuru kavak, sarardın mı ey kara kuru kavak!

2 Comments

  1. Mustafa N. Tunca dedi ki:

    Özellikle son bölümde çok güldüm. Harika. Bilgiler için teşekkürler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir