"DEĞİŞ"im | Ümit ÜNKER
Ümit ÜNKER TV YAYINDA
22 Haziran 2017
Satış ve İletişim
22 Haziran 2017
6816

“DEĞİŞ”im

Hızla değişen bir dünya var. Var olduğundan bu yana sürekli gelişen ve gelişmeye de devam edecek olan bir dünya.

 

     İnsan ömrü ortalama 70 ile 80 yıl arasında ne kadar da kısa bir zaman değil mi? Bu dar zaman için de ne kadar da çok şey biriktirebiliyoruz ve gelişim gösterebiliyoruz! İnsanoğlunun var olduğu andan bu yana ciddi bir değişim içinde olduğu ve bundan sonra da ciddi değişimler olacağı su götürmez bir gerçek. Yaşamak, sadece yaş almak, sadece deneyim sahibi olmak değil aslında. Yaşamak bir önceki nefes alışınızdan bir sonrakini daha farklı halde yapıp yapamadığınız arasındaki fark…

 

     Her başlangıç kendi değişimini yaratır ve başlatır. Dünya hızla değişirken, insanın değişmemesi hala aynı kalması düşünülemez. Ancak değişimi salt farklılaşma olarak da düşünmemek gerek. Değişim, içten dışa yeniden yorumlayabilme farklılığıdır aslında. Hala yapıyor olduğunuz şeyi daha farklı bir yorumla yaptığınızda yeni bir paradigmanız oluşuyor demektir. Elbette alışkanlıklarımız olmaksızın yaşamayız. Alışkanlıklarımız hayatımızın yapı taşlarıdır fakat her zaman yaptığımız şeyleri başka bir bakış açısıyla yeniden yorumlayarak yapmaya başladığımızda bir değişimden bahsedebiliriz ve değişim bir kere başladığında asla durdurulamaz.

 

   İnsanlar genel olarak değişime karşı direnç içindedirler. Değişmek istemeyiz çünkü bu zor bir süreçtir. İlkel beynimizin anladığı 6 uyarıcıdan biri de “Benmerkezcilik“tir ki her şeyden önce “Ben” gelir… “Ben”cil olmak ve “SEN”cil olamamak değişmenin önündeki en büyük zorluk alanlarından biridir. İnsanlar bencildir çünkü önce kendilerini düşünürler. Benciliz çünkü bu daha kolay.

 

   Atalet duygusuna kapılmış tüm insanların diğer insanları acımasızca eleştirmeleri de bundandır. Çünkü atalet, hiç bir şey yapmamak, yapmak için ayrıca bir efor sarfetmemek halidir ki insanlar genelde bir şeye sahip olamama dürtüsünden dolayı bir şeye sahip olmak isterler. Sahip olma dürtüsü eleştirel olmadır çünkü gerçekte sahip olanları kıskanırız. İnsanlar değişime direnç gösteriler çünkü değişim ataleti yenmek demektir ki bunu yenmek için çaba sarf etmek gerekir. Çaba sarf etmek diğer bir çok şey gibi zordur ve bir çok insan zorluklarla başa çıkmak istemez.

 

   İşte fark tam da buradadır. Başarmak için terlemek gerekir. Yeteri kadar ter dökmüyorsan başaramayacaksın ve değişime ayak uyduramayacaksın demektir.

 

Değişmek için fark yarat. Fark yaratmak istiyorsan kalk yarat…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir